Arama
GMB - Etkinlikler
Döviz Kurları
T.C.M.B Alış Satış
EUR 4.5086 4.5167
USD 3.8277 3.8346
GBP 5.0988 5.1253
Hava Durumu

Istanbul ° F
Az Bulutlu

Hava Durumu
GMB Sİte içi arama
Perşembe, 13.11.2014 - 14:24
Türk Ekonomisinde Yanlış Bilinenler
Türk Ekonomisinde Yanlış Bilinenler

Türk Ekonomisinde Yanlış Bilinenler


Akif PARLATAN / Gümrük Müşaviri


Türk Lirası’nın değerli olması halinde teorik olarak “İhracatın düşeceği ithalatın artacağı” düşünülmektedir.


Ülkemizde Türk Lirasının değerli olması gerektiğini savunan yok gibi. Ekonomistler!  devalüasyon istemektedir.  Halk diliyle ifade etmek gerekirse paramızın yabancı para birimleri karşısında değerinin düşürülmesini  savunmaktadırlar.


Ülkemizde ilk devalüasyon 1946 yılında yapılmış Türk Lirası dolar karşısında %116 gibi değer  kaybederek 1Amerikan Doları karşılı 1,30TL iken 2,80TL olmuştur. En büyük devalüasyon ise 4 Ağustos 1958 yılında gerçekleşmiş ve 1$karşılığı 2,80 TL iken devalüasyon sonrası 1$ karşılığı 9 TL olmuştur. Daha sonraki yıllarda da ülkemizde Türk Lirasının değeri düşürülmüştür. 1970, 1977-1980 (4 yıl), 1984 ve en sonda 2001 yılında ülkemizde devalüasyon olmuştur.


Türk Lirasının devalüe edilmesi sonrası reel olarak ithalat ve ihracat da ne gibi değişiklikler meydana geldiğine bir bakalım.
İlk devalüasyonun gerçekleştiği 1946 yılından başlayalım. 07.09.1946 yılında Türk Lirası devalüe olmuş ve Amarikan doları karşısındaki değer kaybı %100 den fazla olmuştur. 1$karşılı 1,30TL den   2,80TL ye yükselmiştir. Peki milli paramızın bu denli değer kaybından sonra ithalat azalmış, ihracatımız artmış mıdır?  Tabiki hayır. Türk Lirasının devalüe olduktan sonraki 1-2 yılı incelediğimizde  de teoride bilinenin tam tersinin olduğunu görüyoruz. İthalat %105 gibi artarak 118 milyon dolarlardan 245 milyon dolarlara yüklelmiştir. Bu dönemde ihracattaki artış ise %5 in altında kalmıştır. 4Ağustos 1958 de gerçekleşen devalüasyon sonrası 1$’ın TL karşılığı 2,80 den 9TL ye yükselmiştir. 1959 ve 1960 yıllarında ithalat ve ihracatta meydana gelen değişiklikleri incelediğimizde karşımıza çıkan tablo yine teoride bilineni yalanlamaktadır. 1959 yılında İthalatta %49,2 artış meydana gelmiş, ihracattaki artış ise %43 olmuştur. 1960 yılını incelediğimizde İthalat değeri aynı kalmasına rağmen ihracatta %9 gerileme yaşanmıştır.
Yine 1970 yılındaki devalüasyon sonrası ithalatta %23,6’lık artış meydana gelmiş,  1971 yılına gelindiğinde ise ihracatın ithalatı karşılama oranı bir önceki yıla göre %5 gerilemiştir.
1975 yılına ise ihracatın ithalatı karşılama oranı %29,6 seviyelerine gerileyerek Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine inmiştir.
1977-1980 yılları arasında da dört yıl üst üste TL devalüe edilmiş fakat teoride bilinen gibi İhracatın ithalatı karşılama oranlarında kayda değer bir başarı yakalanamamıştır.
Türk Lirasının son yıllardaki en son önemli değer kaybı 2001 yılında yaşanmış ve 1$’ın  karşılığı 686.500 TL iken  22.02.2001 de 920.000TL olmuştur. Türk Lirasındaki bu değer kaybı sonrası yani 2002 yılı verilerine bakacak olursak; ihracatta meydana gelen %15,1’lik artışa karşılık ithalat %24,5 gibi bir artış meydana gelmiştir. Buraya kadar reel değerlere baktığımızda ekonomistlerin ve bazı sanayicilerin Türk Lirasının değerinin artmasından duydukları rahatsızlığın yersiz olduğu, İhracat biter ithalat patlaması yaşanır mazeretlerinin de  altının boş olduğunu gördük.


Teorik bilgiyle Türk ekonomisinin sonuçlarının uyuşmaması aslında başlı başına bir araştırma konusu yapılabilir. İlk akla gelen nedenlerden bir tanesi İhracatçının hammadde de  dışa bağımlı olmasıdır. Bu nedenle Türk lirasının devalüe olması  ihracatçıyı hammadde tedarik etmekte zora sokmaktadır.  Elindeki para ile beş birim hammadde alabilirken bir anda iki birim alabilecek durumu düşmektedir. Bu gibi durumlarda kobiler yatırım yapıp uzun vade de kazanma riskine katlanamayacaklarını düşünmekte ve ithalatta hemen paraya çevirebileceği tüketim mallarına yönelmektedir.


Peki birde tersten bakalım, yani Türk Lirasının yabancı paralar karşısında değer kazandığı 2003-2008 yılları arasına.
Sadece teorik bilgiye dayalı tecrübeden yoksun olarak konuşanlar ne diyordu:?  -Türk Lirası yabancı paralar karşısında değer kaybetmezse, diğer bir deyişle döviz Türk Lirası karşısında değer kazanmazsa; “İhracat azalır, İthalat artar, piyasa ithal mallarla dolacağından sanayi üretiminde gerileme olur ve dolayısıyla işsizlikte artar.....  (Biteriz edebiyatı)

Peki Türk Lirasının değerli olduğu 2003-2008 dönemine bir bakalım gerçek onların söylediği gibi mi oldu.

2003 İhracat 47.252.836.000$
2004 İhracat 63.167.153.000$
2005 İhracat 73.476.408.000$
2006 İhracat 85.534.676.000$
2007 İhracat 107.027.196.000$
2008 İhracat 132.000.000.000$ oldu.

Türk Lirasının değerli olduğu bu dönemde ihracat sürekli arttığı gibi, Ülkemizdeki büyüme ve buna paralel milli gelirimizde kayda değer şekilde artış olmuştur. Türk Lirasının değerli olması gerektiğini savunan Başbakanımız haklı çıkmıştır.,
Şimdi birileri çıkıp da bu dönemde dış ticaret açığının ne kadar çok artığını söylemesin. Çünkü açıklanan rakamlar gerçek dış ticaret açığından çok uzaktadır. Yanlış verilerin baz alınmasından dolayı dış ticaret açığı olduğundan çok yüksek açıklanmaktadır. Gerçekte açıklandığı kadar “cari açık” yoktur.


Türk Lirasının devalüe  olması dış borç yükümüzü arttıracağı gibi Teknoloji ve sermaye mallarının giriş maliyetini de arttıracaktır. Bunun yanında maaşla çalışan kesim milli paramızın devalüe edilmesiyle daha maaşlarını cebine koymadan bir kısmını kaybetmiş olacaklardır. Peki kazanan kim olacak? Devalüasyon öncesi elindeki parayı dövize yatıranlar kazanacak, üretim yapmadan parayla para kazanmak için pusuda bekleyenler.

Türk Lirasının değeri düştüğü yıllarda hep o değeri yüksek paralara sahip olabilmek için döviz büroları önünde beklemedik mi? Üstelik o paralara sahip olurken bir de komisyon ödedik.
Ülkemizdeki akıl hocalarına sormazlar mı; “Madem ki paramızın değerini düşürünce daha çok mal satacağız, daha çok üretim yapacağız, O zaman sizin sevdalısı olduğunuz O ülkeler niye paralarının değerlerini düşürmüyorlar?

Akif PARLATAN / Gümrük Müşaviri

  • Ad Soyad :
  • E-Posta :
  • Yorum :

İletişim Bilgileri

Akif PARLATAN
Gümrük Müşavirleri Birliği / GMB

E-posta : AkifParlatan@orgTR.org

Telefon : 0532 367 96 72

Faks : 0

Tüm hakları saklıdır © 2012 - Akif PARLATAN
Bu site Turkishost website yazılımını kullanmaktadır.